KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/14707 E., 2010/11748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Muhafaza görevini kötüye kullanma
- Hüküm(ler)
- Beraat
- Tebliğnamedeki istek
- Bozma
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.10.2001 gün ve 212-197 sayılı kararı ile benzer pek çok kararlarında sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılmış olması gerekliliği "yargılanmanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanmaması ve cezanın bireyselleştirilmesi" ilkelerinin ... bir sonucu olduğu açıkca vurgulanmıştır. 1412 sayılı CMK.nun 223/son ve 225/son maddelerinde belirtilen ayrık hükümler dışında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması olanaklı değildir.
Ayrık tutulan 223/son maddesi hükmüne göre de, ancak dosya içeriğinden sanığa yüklenen eylemin ilk bakışta suç oluşturmadığının anlaşılması halinde sanığın sorgusu yapılmadan beraat kararı verilebilecektir. Bu nedenle sanığın sorgusu yapılmadan kanıt takdiri suretiyle beraat kararı verilmesi olanaklı değildir.
1.6.2005 tarihide yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK-193/2 ve 195 maddelerinde de 1412 sayılı yasanın sözü edilen hükümlerine paralel bir düzenlemeye yer verilmiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen içtihatların bu tarihten sonra da geçerliliğini sürdürdüğü kabul edilmelidir.
Somut olayda icra görevlilerince hacizli mallar teslim alınmak amacıyla yediemin olan sanığın evine gidildiğinde sanığın adres değiştirdiği ve nerede olduğunun saptanamaması ve bu hususta icra dairesinin de önceden bilgilendirilmemiş olması karşısında, sanığın savunmasının alınması, hacizli mallarının akibetinin araştırılması, kanıtlar bir bütün olarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemce, yukarıda değinilen içtihatlardaki yargısal görüşler irdelenmeden, uygulama koşulları bulunmayan 5271 sayılı CMK.nun 193/2 maddesine yanlış anlam verilip, savunması yöntemince saptanmayan sanığın, "satış günü sanığa tebliğ olunmadığı " biçiminde eksik ve oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle beraatine hükmolunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/14707, K. 2010/11748, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama