KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/16707 E., 2010/14277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
- Mahkemesi
- İzmir Asliye 9. Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm(ler)
- Beraat
- Tebliğnamedeki istek
- Bozma
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2001 gün ve 212-197 Sayılı kararı ile benzer pek çok kararlarında sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılmış olması gerekliliği "yargılanmanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanmaması ve ceazının bireyselleştirilmesi" ilkelerinin doğal bir sonucu olduğu açıkca vurgulanmaktadır., 1412 Sayılı CMK.nun 223/son ve 225/son maddelerinde belirtilen ayrık hükümler dışında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması olanaklı değildir.
Ayrık tutulan 223/son maddesi hükmüne göre de ancak dosya içeriğinden sanığa yüklenen eylemin ilk bakışla suç oluşturmadığının anlaşılması halinde sanığın sorgusu yapılmadan beraat kararı verilebilecekti. Bu nedenle sanığın sorgusu yapılmadan kanıt takdiri suretiyle beraat kararı verilmesi olanaklı değildir.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı CMK-193/2 ve 195 maddelerinde de 1412 sayılı yasanın sözü edilen hükümlerine paralel bir düzenlemeye yer verilmiş olması nedenmiyle yukarıda belirtilen içtihatların bu tarihten sonra da geçerliliğini sürdürdüğü kabul edilmelidir.
Belirtilen açıklamalar karşın, mahkemece, yukarıda değinilen içtihatlardaki yargısal görüşler irdelenmeden ve somut olayda uygulama koşulları bulunmadığı gözetilmeden, 1412 sayılı CMK.nun 223/son (5271 sayılı CMK.nun 193/2) maddesine yanlış anlam verilip, savunması yöntemince saptanmayan sanığın beraatine hükmolunması,
2-Kabule göre de; 05.05.2005 tarihli Yapı Tatil Zaptını düzenleyen teknik elemanlar tanık sıfatıyla dinlenerek, tutanağın düzenlendiği tarih itibariyle ruhsatsız inşaatın yapımına devam edilip edilmediği saptanarak, sonucuna göre sanğın hukuksal durumuunn belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/16707, K. 2010/14277, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama