KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/17215 E., 2010/17480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, kasten yaralama
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Yaralamaya kalkışma suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Suç tipinin yer aldığı Yasa maddesindeki yaptırımın üst sınırında öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca katılan ...'nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-) İlk haksız eylemin "artıklarımla geçiniyorsun " diyerek katılanı aşağılaması ve sataşması üzerine sanıktan geldiği, tanıklığı hükme esas alınan ... ...'ın aşamalardaki anlatımları ve bu anlatımı doğrulayan tevil yollu ikrardan anlaşılmasına karşın, "....hakaretin karşılıklı olduğu..." gerekçesiyle sanık ... hakkında TCY 129/3 maddesindeki ... tahrik hükmünün uygulanması:
b) Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamaların ışığı altında sanığın katılana kavga sırasında “Sen görürsün” dediğinin oluşa uygun kabulü karşısında, korku yaratması açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli olan bu sözler muhataba iletilmekle TCY.nın 106/1-2. cümledeki sair tehdit suçunun oluştuğu, gözetilmeden yerinde olamayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/17215, K. 2010/17480, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama