KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/18951 E., 2010/16815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan tutuklu bulunduğu halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve hükmün tefhim edildiği oturuma getirtilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 226 ve 5271 sayılı CMK'nun 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık hakkında şahsi ve sosyal durumu olumsuz bulunarak ... ceza alt sınır aşılarak belirlenmesine karşın aynı nedenlerin bu kez olumlu bulunarak T.C.Y. 62. maddesi gereğince cezasında indirim yapılmak suretiyle çelişkili hüküm kurulması,
3- 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirler hakkında denetim süresini belirme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlülüğün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı TCY.nın 58/7. madde ve fıkrası uyarınca "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına " karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenerek infaz yetkisinin kısıtlanması,
4- TCY.nın 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun, aynı yasa maddesinin 3.fıkrası uyarınca; koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin dikkate alınmaması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/18951, K. 2010/16815, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama