KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/20328 E., 2010/19215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre sanığın yokluğunda verilen hükümde, 5271 sayılı CYY.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı biçimde temyiz süresinin başlangıç zamanı ve yönteminin açıkça gösterilmemesi karşısında sanığın temyizi süresinde kabul edilerek Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RET KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın kişiliği olumlu değerlendirilerek alt sınırdan ceza verilmesine karşın, verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCY.nın 50.maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,
2- Sanığın, özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükümlülüğünün doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCY.'nın 53/1-a,b,d,e madde ve fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan cezanın infazı tamamlanıncaya c fıkrasındaki hakları kullanmaktan ise koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi,
3- TCY.'nın 62. maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasına yönelik olarak değerlendirme yapıldığında, anılan maddenin 2.fıkrasında sözü edildiği gibi; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenip somut olaya ve dosyadaki bilgilere göre ilişkilendirilip gerekçelendirilerek karar verilmesi gerekirken, soyut olarak "sanığın cezasından başkaca yasal yada takdiren artırma ve indirme yapılmasına yer olmadığına" biçiminde gerekçesiz olarak karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/20328, K. 2010/19215, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama