KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/3638 E., 2008/10271 K.·Kamu Davasına Katılma Suçtan Zarar Görenin İtiraz Hakkı Yeterli Şüphe
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2008
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 260 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 170 ]
1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 59 ]
1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 60 ]
"İçtihat Metni"
Görevi savsama suçundan şüpheli Avukat Güner hakkında Adalet Bakanlığı'nın kovuşturma İzni üzerine yürütülen soruşturma sonucunda (Kartal İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 19.04.2007 tarihli ve 2007/109-160 sayılı "son soruşturmanın açılmaması" kararına yakınanın itirazı karşısında (Kadıköy Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nin itirazın reddine ilişkin
11.06.2007
tarihli ve 1538 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığı'nca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
03.03.2007
gün ve 35140 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede; "Davalı müşteki İ.Hakkı vekili sıfatıyla takip ettiği Gebze Asliye İkinci Hukuk Mahkemesi'nin 2003/33 esas sayısına kayden görülen meni müdahale ve tazminat davasında 09.06.2003 tarihinde yapılan keşfe katılmayarak ve bilirkişilerce düzenlenen rapora itiraz etmeyerek davanın müvekkili aleyhine sonuçlanmasına sebebiyet verdiği, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
Tebliğname başlığında adı geçen mahkeme adlarının sırasıyla "Kartal" ve "Kadıköy" yerine, "Kadıköy" ve "Kartal" biçiminde yanlış yazılmış olması maddi yanılgı niteliğinde görülerek yapılan incelemede.
Kartal C.Başsav-cılığı'nın 22.02.2007 tarihli ve 84 sayılı iddianamesiyle, sanığın davalı vekili olarak takip ettiği Gebze İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/33 esas sayılı dosyasının 09.06.2003 tarihli keşfine katılmadığı, bilirkişi raporuna itiraz etmediği, davanın müvekkili aleyhine sonuçlanmasına sebep olduğu gerekçeleriyle görevi savsama suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesinin istenildiği,
Kartal İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin yaptığı inceleme sonucunda verilen kararda ise, şüpheli avukatın katılmadığı keşfe, davalı asilin katıldığı ve kararı temyiz etmesine karşın, davacı lehine verilen hükmün Yargıtay tarafından onandığı, avukatın görevini savsamadığı belirtilerek son soruşturmanın açılmamasına karar verildiği, karara karşı sözü edilen hukuksal ilişkide vekil eden durumunda olan yakınanın itirazda bulunması üzerine, merci Kadıköy Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nce, 1136 sayılı Yasa'nın 60/1. maddesi uyarınca yakınanın itiraz hakkının bulunmadığı belirtilerek, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 60/1. maddesinde, "mahkemelerin ... son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir" hükmü yer almaktadır. Bu düzenleme bakımından merciin kararı yerinde görülmektedir. Ancak, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY'nin yasa yollarına ilişkin 260/1. maddesinde ise.
"Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" hükmü getirilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, 1136 sayılı Yasa uyarınca yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda verilen son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı suçtan zarar gören kişilerin de itiraz hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 59. maddesi gereği yetkili ve görevli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmesi söz konusu olan son soruşturmanın açılması kararı, 5271 sayılı CYY'nin 170. maddesinde belirtilen, "kamu davasını açan iddianame" niteliğinde olup, aynı maddede açıklandığı üzere, soruşturma evresinde toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda "yeterli şüphe" oluşturması durumunda son soruşturmanın açılması kararı verilmesi zorunludur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/3638, K. 2008/10271, 21 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama