KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/7452 E., 2010/6330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Görevliye etkin direnme,sarhoşluk
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Ret
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Sarhoşluk eyleminin niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Görevliye etkin direnme eylemine ilişkin temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından,
Ancak, 5271 sayılı CYY.nın 232/6. maddesi uyarınca, kanun yollarına başvurunun ne şekilde yapılacağı karar yerinde tereddüde yer vermeyecek biçimde gösterilmediğinden temyiz isteğinin süresinde yapıldığı kabul edilerek, işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1- Mahkemece verilen ilk hükmün yargıtayca bozulmuş olması nedeniyle hukuken geçersiz ve tamamen ortadan kalkmış bulunması karşısında, yeniden kurulan hüküm bakımından CYY.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCY.nın 265. maddesinin uygulanması durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilerek 765 ve 5237 sayılı TCY.larının ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespit edilmesi gerekirken, uygulama maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırları itibariyle yapılan soyut karşılaştırmayla yetinilerek yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/7452, K. 2010/6330, 7 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama