KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/7578 E., 2010/18106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 289. maddesinde suçun hareket öğesi; "...teslim olunan ... mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi" sözcükleriyle ifade edilmiş ve madde gerekçesinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunma eylemlerine örnek olarak; satılması, başkasına verilmesi gibi davranışlar gösterilmiştir. Teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması biçimindeki eylemler, verilen örneklerde olduğu gibi mal üzerinde tasarruf amaçlı eylemli davranışlar olmalıdır. Bu nedenle, malın teslim alındığı şekliyle muhafaza edildiğinin saptanması koşuluyla, salt satış yerine götürmeme biçimindeki eylemler teslim amacı dışında tasarrufta bulunma niteliğinde kabul edilemeyecektir.
Yedieminlik kurumu özel hukukta, Borçlar Yasasının 463-482.maddelerinde düzenlenen "vedia sözleşmesinin" bir türü olarak kabul edilmektedir.
Vedia sözleşmesi uyarınca saklama ile yükümlü olan kişinin iade borcunu yerine getireceği yer, Kanunun "iade mahalli" başlıklı 468.maddesinde "vedia hıfzedilmesi lazım gelen yerde iade olunur ve iade masrafıyla iade zamanındaki hasar, mudia aittir" biçiminde düzenlenmiş ve bu konuda, "malın saklanması gereken yerde iade edileceği" kuralı kabul edilmiştir.
Bu bakımdan yasa uyarınca, muhafaza ile yükümlü olan kişinin malın iade edilmesi için, malı başka bir yere götürme, nakletme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle ancak, teslim edenin muhafaza edenin adresine başvurarak iadeyi istemesine karşın, yediemininin iade etmemesi durumunda yükümlülüğüne aykırı davrandığı söylenebilir.
Açıklanan yasal hükümler uyarınca, yedieminin malı muhafaza ettiği yerde teslim etmekle yükümlü bulunması ve incelenen dosyada, icra dairesince sanığın adresine gelinerek hacizli malın iade edilmesi veya muhafaza altına alınması için bir başvurunun yapılmaması karşısında, hacizli malların satış yerine götürülmemesi biçimindeki eylem, suçun maddi öğesini oluşturmaz ise de, sanığın hacizli malı başkasına verme, ortadan kaldırma, satma,
rehnetme veya adresine gelinip istenildiğinde eylemli olarak tesli m etmeme gibi davranışlarla TCY.nın 289/1. maddesinde öngörülen teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması durumunda suçun oluşacağı gözetilerek; söz konusu hacizli malın teslim edildiği gibi usulüne uygun olarak muhafaza edilip edilmediğinin ARAŞTIRILMASI ve muhafaza edildiğinin belirlenmesi halinde sanığın beraatine, tersi durumda ise, hükümlülüğüne karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile beraat hükmü kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/7578, K. 2010/18106, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama