KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2008/9039 E., 2010/4051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- Eskişehir Sulh 2.Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Hakaret
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Bozma
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Yaptırım: Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Tekerrür hükümlerinin uygulama koşulları araştırılmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 09.03.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
03.01.2006 tarihli iddianamede sanığın yakınan başkomisere görevi nedeniyle söylediği "Başsavcı benim adamım, Vali benim adamım, bakın yarın ufak boylu başkomiseri nasıl hoplatıyorum göreceksiniz" şeklindeki sözlerle hakaret ettiğinden bahisle TCK.125/1,125/3-a,58.maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın yakınana söylediği bu sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmayacağı açıktır.
"Ufak boylu" sözcüğü bir niteleme sıfatı olup bodur-cüce-şişko-kazık sözcükleri gibi mağdurun ... ve onurunu rencide edici onu küçük düşürücü bir söz olarak kabul edilemez. Bu sözler TCK. 106/1.fıkrasının 2.cümlesinde yazılı sair tehdit suçunu oluşturur. Çünkü sanık, Başsavcı ve Valiyi yakınen tanıdığını onlar vasıtası ile yakın gelecekte mağdura sair bir kötülük edeceğini ifade etmektedir.
Hoplatacağım sözcüğü de sözlerin hakaret kastıyla değil tehdit kastı ile söylendiğini göstermektedir. Mahkemeler sanığa isnad edilen fiili nitelemede iddia ve savunma ile bağlı değillerdir(CMK.225/2.Mad.) Sanığın eylemi iddianamede yanlış nitelendirilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2008/9039, K. 2010/4051, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama