KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/14 E., 2009/2362 K.·Görevli Mahkeme İtiraz Mühür Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2009
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
5235 S. ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADL... [ Madde 10 ]
5235 S. ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADL... [ Madde 11 ]
5235 S. ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADL... [ Madde 1 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 203 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 3 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 5 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 6 ]
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 274 ]
"İçtihat Metni"
Mühür bozma suçundan sanık Şenol hakkında yapılan yargılama sırasında (Sarıyer Sulh Ceza Mahkemesi)'nin verdiği 20.04.2006 tarihli görevsizlik kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin (Sarıyer İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)'nce verilip kesinleşen 10.05.2006 günlü kararın, Adalet Bakanhgı'nca 21.11.2008 gün ve 59356 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2008 gün ve 261960 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede "Dosya kapsamına göre, Sarıyer Sulh Ceza Mahke-mesi'nce yapılan yargılama sırasında suç tarihinin 01.06.2005 öncesi olduğu, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 274/1 veya 5237 sayılı Türk Ceza Ka-nunu'nun 203. maddelerinden hangisinin uygulanacağı hususunun değerlendirilmesinin eylemle ilgili ceza süresi bakımından Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevine girdiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini müteakip, itirazı inceleme yetkisine sahip olan Sarıyer İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'nce delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu dikkate alınmaksızın,
Sarıyer Sulh Ceza Mahkemesi'nin görevi dışında kalan suça ilişkin değerlendirme yapmasını gerektirecek biçimde, itirazın kabulü ile görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
TC Anayasası'nın 142. maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." 5271 sayılı CYY'nin 3/1. maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir." 4/1. maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir.
6. madde hükmü saklıdır." 5/1. maddesinde "İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir." 5235 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde "Bu kanun, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenler." 10. maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması,
sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir." 11. maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır." hükümleri yer almaktadır. Mahkemelerin görevleriyle ilgili hükümler yargılama usulüne ilişkin olduğundan, işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan yasal mevzuat dikkate alınarak mahkemelerin görevli olup olmadıkları belirlenmelidir.
İncelenen dosyada, sanık hakkında mühür bozma suçundan 01.11.2005 tarihinde kamu davası açıldığı görülmektedir. Bu durumda hangi mahkemenin görevli olacağı da usul işleminin yapıldığı (iddianamenin düzenlendiği) tarih gözetilerek belirlenmelidir. 5237 sayılı TCY'nin 203. maddesinde mühür bozma suçu için öngörülen hapis cezasının üst sınırına (3 yıl) göre davaya bakma görevi asliye ceza mahkemesine aittir. Yapılan açıklamalara göre, itiraz merciinin itirazın kabulüne ilişkin kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/14, K. 2009/2362, 11 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama