KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/14403 E., 2011/16223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- Hükümlülük, Beraat
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Hakaret suçuna ilişkin hükme yönelik temyizde;
Hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Tehdit suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar ve sanığın katılanı ölümle tehdit ettiğinin oluşa uygun kabulü karşısında, sonuç almaya objektif olarak uygun ve elverişli olan bu sözler muhataba iletilmekle kişinin ruh dinginliğinin bozulduğu, iç huzur ve irade özgürlüğünün ihlal edildiği bu sözlerin muhatap üzerinde etkili olmasının ayrıca aranmadığı dolayısıyla TCY.nın 106/1.maddesinde tanımlanan “vücut tamlığına yönelik” tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kızgınlıkla ve fevren söylenen sözlerde suç kastının bulunmadığı ve sözlerin muhatap üzerinde korku ve endişe yaratmadığı dolayısıyla tehdide ciddiyet unsurunun bulunmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/14403, K. 2011/16223, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama