KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/2052 E., 2011/2283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Silahla tehdit-sövme
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümle ilgili temyiz isteği ile ilgili olarak;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Eleştiri: Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Yaptırım: Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Hakaret suçuna yönelik temyize gelince;
Hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde 765 sayılı TCY.nın 485/2.madde ve fıkrasındaki “cezanın ıskatı” biçimindeki düzenlemeye karşın, 5237 sayılı TCY.nın 129/3.madde ve fıkrasında “ceza vermekten vazgeçilebileceğinin” öngörülmesi karşısında; somut olayda yeni Yasa uygulamasının sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/2052, K. 2011/2283, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama