KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/23805 E., 2011/24245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Şantaj
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında yasal bağlamda uygulandığı, adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, tekerrür hükümleri uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkındaki önceki erteli para cezasının uyarlama yapıldıktan sonra 765 sayılı TCK.nın 95/2. maddesi uyarınca aynen infazı konusunda karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerekirken, 5237 sayılı TCK.nın 51/7. maddesine göre aynen infazına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/23805, K. 2011/24245, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama