KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/26071 E., 2011/25308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılmaz.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamaların ışığı altında sanığın dedesi olan mağdurun yakasına yapışıp ölümle tehdit ettiğinin oluşa uygun kabulü karşısında, korku yaratması açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli olan tehdit sözleri muhataba iletilmekle suçun oluştuğu,ayrıca muhatap üzerinde etkili olmasının aranmadığı gözetilmeden, böyle bir ortamda söylenen sözden korkuya kapılmadığı... " biçimindeki gerekçeyle ve öfke elem ve gazabı, kastı kaldıran suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabul eden başka gerekçelerle beraat kararı verilmesi;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/26071, K. 2011/25308, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama