KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/28141 E., 2010/8404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- ... Asliye 10.Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç(lar)
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- DÜŞME
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hüküm fıkrasındaki yanıltıcı ifade nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilip başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri de bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık lehine olan yasanın, Dairemizin önceki bozma kararında belirtilen yasa hükmü uyarınca, 765 ve 5237 sayılı TCY.larının ilgili hükümlerinin somut olaya uygulanmasıyla elde edilen sonuç ceza miktarları karşılaştırılarak Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Uyarlama davasının, yalnızca sanık lehine olan yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan sınırlı bir yargılama faaliyet niteliği taşıdığı ve sanık lehine olduğu saptanan eski yasa uyarınca verilen kesinleşmiş mahkumiyet hükmü fıkralarının değiştirilmesine olanak sağılamadığı düşünülmeden, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
3) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/28141, K. 2010/8404, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama