KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/28220 E., 2010/1247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2010
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 268/1 yollamasıyla 267/1, 269/1, 62, 50, 52/2. Maddeleri uyarınca 1.200,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, ... 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2005 tarihli ve 2001/325 esas, 2005/1 sayılı ilamı tekerrüre esas teşkil ettiğinden cezasının anılan kanunun 58/1-2-b-6.
Maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2008 tarihli ve 2007/83 esas, 2008/1324 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 11.11.2009 gün ve 63895 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2009 gün ve 272041 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Sanığın tekerrüre esas alınan ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2005 tarihli ve 2001/325 esas, 2005/1 sayılı kararına konu 142,35 yeni Türk lirası adli para cezasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 305/1-son, maddesi uyarınca kesin olması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü:
5237 sayılı T.C.Y.’nın 50. maddesinin 5. fıkrasında” Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir.” 58. maddesinin 6.fıkrasında “Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir.
Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” 7.fıkrasında “Mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.” 8.fıkrasında ise “Mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması,
kanunda gösterilen şekilde yapılır.” 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasında “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı Ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere,
305 ila 326. maddeleri uygulanır.” 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı C.Y.Y.’nın 305/2 maddesinde “Iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler temyiz olunamaz.” Aynı yasa maddesinin son fıkrasında ise “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvurulabilir.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece 5237 sayılı T.C.Y.’nın 58. maddesi uygulamasına esas alınan önceki hükümlülüğün, 4.1.2005 tarihinde 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca hapsin paraya çevrilmesi ve aynı türden cezaların toplanması suretiyle hükmedilen 142 TL’lık adli para cezasına ilişkin olduğu görülmektedir. Bu mahkumiyetin, adli para cezasının doğrudan hükmedilmemesi nedeniyle temyiz yasa yoluna tabi olduğu ve 1412 sayılı C.Y.Y.’nın 305/2 maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır. Tekerrür uygulaması, dayanak alınan mahkumiyet
hükmü açısından yasaya aykırı değilse de 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin lnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olması ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, sanık hakkında, T.C.Y.’nın 268. maddesi göndermesiyle 267, 269, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince hükmedilen 1.200 TL adli para cezasından ötürü aynı yasanın 58. maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık ... hakkında, ...
1. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak verilen 20.11.2008 tarih ve 2007/83- 2008/1 324 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılığın, aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası uyarınca Yargıtay tarafından ortadan kaldırılması olanaklı görülmekle.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/28220, K. 2010/1247, 3 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama