KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2009/28592 E., 2010/11871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Yedieminlik yükümlülüğüne uymama
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Bozma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY.nın 34, 230 ve 289/1-g, maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, C.Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması ve Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanının açıklanması gerekirken, iddia, savunma, dosyadaki bilgi ve belgelerin tartışılması ve ulaşılan yargıyı gerekçeleriyle göstermeyen yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Ayrıntıları Dairemizin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470 – 2009/21076 ve 26.1.2010 tarih, 2008/6720 – 2010/777 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, hacizli malı satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı ve hacizli malların sanığın adresinde muhafaza görevine uygun şekilde saklanmaya devam edildiğinin anlaşıldığı ve teslim amacı dışında tasarruf edildiği kanıtlanamadığı takdirde incelenen dosyadaki suçun oluşmayacağı gözetilmeden ve belirtilen hususlarda bir araştırma yapılmadan hüküm kurulması,
b)Adli sicil kaydına göre daha önceden işlediği bir suç bulunmayan sanık hakkında CYY.nın değişik 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c)TCY.nın 289/1. maddesi uyarınca hüküm kurulurken adli para cezasının öncelikle gün olarak belirlenip, daha sonra TCY. 52/2. madde gereği bir gün için takdir edilecek birim miktarı esas alınarak sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan sonuç para cezasının saptanmış olması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/28592, K. 2010/11871, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama