KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/10398 E., 2010/13567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Konut dokunulmazlığını Bozma, Konut İçinde Araştırma Yapma, Görevi Kötüye Kulanma, Yaralama, Görevde Bireylere Kötü Davranma ve Özel hayatın Gizliliğini İhlal, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Hüküm(ler)
- Beraat, hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Onama
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık ... hakkında kamu davası açılmamış olması nedeniyle karar vermeye yer olmadığına dair karar, CMK. 223/1 maddesi gereğince hüküm niteliği taşımadığından inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede:
A)Beraat ve bir kısım sanıklar hakkında mükerrer açılan kamu davalarının reddine, yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar ..., ... ve katılan sanık ...'ün temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B)Sanık ...'ün hükümlülük kararının incelenmesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I)CMK. 231/6 maddede yer alan unsurlar Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde tartışılıp gerekçesi gösterildikten sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilerek; verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilerek.
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılmış olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda açıkca bir karar verilmemesi,
2)Kabule göre ise,
a)Suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında lehe olan kanunun belirlenmesi sırasında, 765 sayılı TCK.nun 258/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 265/1 maddeleri arasında karşılaştırıma yapılarak lehe olan yasanın tespiti ve uygulamanın buna göre yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK.nun 265/1 ve 86/2-3-c maddelerine göre ceza tayin edileceğinden bahisle 765 sayılı TCK.nun 258 maddesi ile hükümlülük kararı verilmesi,
b)Her ne kadar sanık hakkındaki hürriyeti bağlayacı ceza 647 sayılı yasanın 4 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmiş ise de 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesinin "daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek düzenlenen yaptırımlardan birine çevrilir" hükmüne göre, hürriyeti bağlayıcı cezanın 50/1 maddenin (b) ile (f) bendinde düzenlenen tedbirlerden birine çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışmasız bırakılması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/10398, K. 2010/13567, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama