KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/10765 E., 2010/10263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç(lar)
- Tehdit, yaralama
- Hüküm(ler)
- Hükümlülük
- Tebliğnamedeki istek
- Bozma
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
CYY'nın 231/6. maddesinde öngörülen zararın giderilmesi koşulu, maddi ve ekonomik kayba yol açan suçlarda, belli bir yargılama ve hakim takdirine ihtiyaç duyulmayan, uzman bir bilirkişi aracılığıyla saptanabilen hallere ilişkin olarak hükmün açıklanmasını geri bırakılmasının koşulların içinde değerlendirilebilir. Yaralama suçunun yol açtığı üzüntü nedeniyle uğranılan manevi zarar ya da faturalanmamış ve ceza yargılamasında ileri sürülmeyen maddi zarar, ancak bir yargılama ve takdir yetkisini kullanılması sonucunda belirlenebileceğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları içinde değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Yaralama suçuna ilişkin CYY'nın 231/6.
Maddesinde öngörülen diğer koşullar değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek yerine, zararın giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi ile yaralama ve tehdit suçuna ilişkin hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezaların geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki,
suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/10765, K. 2010/10263, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama