KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/12669 E., 2010/19526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit, yaralama, hakaret
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre ; sanığın, mağdur ...'ı yaralama eyleminden dolayı, hakkındaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini duruşmada açıklaması ve bu suçtan verilen davanın düşürülmesi hükmüne yönelik açık bir temyiz isteğinin de bulunmaması nedeniyle, bu hüküm temyiz incelemesi kapsamında görülmeyerek dosya görüşüldü:
1- Sanığın, yakınan ...'i yaralama ve hakaret etme eylemlerinden kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 maddesindeki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan Niğde Sulh Ceza Mahkemesinin 24-530 sayılı kararı getirtilip, eğer "ceza kararnamesi" ile verilmişse bu mahkumiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel teşkil etmeyeceği de düşünülerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/12669, K. 2010/19526, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama