KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/13605 E., 2010/16848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi kötüye kullanma
- Hükümler
- Hükümlülük, Beraat
- Temyiz edenler
- Sanık ... müdafii, Yakınan Vekili
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 4708 sayılı Yasanın 1, 10. maddeleri uyarınca, yapılarda denetim yetkisi bulunan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının davaya katılma isteğinin kabulü yerine, yasal olmayan gerekçelerle, katılma isteğinin reddine karar verilmesi,
2-) Binanın yapımını üstlenen müteahhit şirketin sorumlusu olan sanık ... Meric'in eylemine gelince;
A-) Sanığın, sözü edilen inşaatı yapı ruhsatı ve ekindeki onaylı projesine aykırı olarak inşa ettiği ve görevi kötüye kullanma suçunu işlediği biçimindeki ifadelerle iddianamede açıklanan eyleminin, 4708 sayılı Yasanın 9. maddesinin göndermesiyle suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCY'nın 240. maddesini ihlal ettiği ileri sürülmüştür.
4708 sayılı Yasanın suç tarihinde yürürlükte bulunan "Ceza Hükümleri" başlığını taşıyan 9/1. maddesinde. "Bu kanun hükümlerinin uygulanması sırasında görevini ihmal eden veya kötüye kullanan yapı denetim kuruluşunun ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, proje müellifi ile laboratuar görevlileri 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 3 üncü bab, 4 üncü faslındaki görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma ile ilgili hükümlere göre cezalandırılır" denilmektedir.
Aynı maddede 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Yasanın 496. maddesiyle yapılan değişiklik sonucunda 1. fıkra şu şekilde düzenlenmiştir.
"Bu kanun hükümlerinin uygulanması sırasında, yapı denetim kuruluşunun icrai veya ihmali davranışla görevini kötüye kullanan ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, proje müellifi ... kişiler ile laboratuvar görevlileri, altı ... üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Böylece anılan 9/1. madde ile 4708 sayılı Yasa ile getirilen yükümlülüklere aykırılıkların cezalandırılması öngörülmüştür.
4708 sayılı Yasanın 9/1. maddesinde cezalandırılan eylemin dayanağı, aynı Yasanın 3/2. maddesinde belirtilen yükümlülüklerdir.
4708 sayılı Yasanın 3/2. maddesinde ise, "yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte yapının ruhsat ve eklerine, ..., sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar.
Bu sorumluluğun süresi; yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren, yapının taşıyıcı sisteminden dolayı onbeş yıl, taşıyıcı olmayan diğer kısımlarda ise iki yıldır." hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere sözü edilen 3/2. maddede yapı müteahhidine de binayı ruhsat ve projeye uygun olarak yapma yükümlülüğü getirilmiş ve bu yükümlülüğe aykırılık 9/1. madde ile cezalandırılmış ise de.
3/2. maddedeki yükümlülüklere aykırılık nedeniyle aynı maddede sayılan kişilerin sorumlu tutulabilmeleri ve dolayısıyla cezalandırılabilmeleri için, yapıda hasar meydana gelmesi ... aranmıştır. Açıklanan gerekçeler karşısında, müteahhitlik işini üstlenen sanık ...'in eyleminin 4708 sayılı Yasanın ilgili hükümleri çerçevesinde incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B-) Kabule göre de;
a-) 5237 sayılı TCY.nın 62/2. maddesi gereğince "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi hususlar değerlendirilerek, anılan Yasa maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bir karar verilmesi gerekirken "başkaca sebepleri görülmediğinden, sanığın cezasının kanuni ve takdiri olarak arttırılmasına ve eksiltilmesine yer olmadığına" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
b-) 5237 sayılı TCY.nın 257. maddesi ile hüküm kurulmasına karşın, aynı Yasanın 50. maddesi yerine, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/13605, K. 2010/16848, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama