KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/21397 E., 2013/6182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca tebliğname uygun olarak, sanık ...'ın TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Adli sicil kaydından sabıkasının olmadığı anlaşılan sanıklar hakkında hükmolunan 30 günden az süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmeyerek aynı Kanunun 50/3. maddesine aykırı davranılması,
b-5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.’nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/21397, K. 2013/6182, 6 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama