KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/25662 E., 2013/5596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit, hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-) Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca sebepler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın katılana gönderdiği mesajlarda yer alan "ya sen gel ya da ben geleceğim ben gelirsem kötü olacak bu tehdit değil anlamaya çalış. Gelirsem elimdekilerle gelicem bu işin şakası yok.", "akşama görüşürüz bak sana neler getirecem ... ... abi hep beraber seyredecez sen görecen ......" şeklindeki sözlerin, TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit.." şeklinde tanımlanan suçu ne şekilde oluşturduğu tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile anılan madde ve fıkranın ikinci cümlesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/25662, K. 2013/5596, 27 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama