KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/27431 E., 2013/4652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar karşısında, sanığın kızkardeşinin eşi olan katılanı telefonla arayarak sarf ettiği iddia ve kabul edilen “...'nın kılına zarar gelirse ortalığı yakarım” sözlerinin objektif olarak korku yaratacak nitelikte olduğu müşteki üzerinde etkili olmasının ve failin saikinin öneminin bulunmadığı gözetilmeden, “müştekinin canı ve malını tehlikeye maruz bırakacak nitelikte olmadığı, ailenin devamlılığı bakımından söylendiği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/27431, K. 2013/4652, 20 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama