KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/28016 E., 2010/20607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, sövme
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 tarih ve 3-177/173 sayılı kararı uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesi gereğince yaptığı iade işleminin, ... olan temyiz sürecini sonlandırmakta olup, bozma etkisi doğurması karşısında;
iade işleminden sonra mahkemece yürütülen yargılama neticesinde verilecek kararın tümüyle ortadan kalkacağı ve bozma sonrasında, CMK.nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay'ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlar konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin,
savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak yeniden kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eyleminin sabit kabul edilerek suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekirken bozma kararma konu olan ve hukuki geçerliliği bulunmayan hükme yollama yapılarak gerekçesiz karar verilerek CMK.nın 34, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın savunmasında aynı suç nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinde yargılaması devam eden bir davasının olduğunu söylemesi karşısında savunmanın doğruluğunun araştırılmaması,
b) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesine göre, 765 sayılı Türk Ceza Yasası ile 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının olayla ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği halde 765 sayılı TCK.nın lehe olduğunun kabulü ile anılan kanun gereğince hükümlülük kararları verilmesi,
c) 765 sayılı TCK'nun 482 maddesi ile hükümlülük kararı verilirken madde fıkrasının gösterilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/28016, K. 2010/20607, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama