İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/28580 K.2011/12557

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 357. maddesine muhalefet suçundan şüpheliler Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkilileri ve Sermaye Piyasası Kurulu yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca…

Esas2010/28580Karar2011/12557Tarih13 Temmuz 2011Okuma7 dk · 1.316 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2010/28580 E., 2011/12557 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Temmuz 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.316 kelime·7 dk okuma

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 357. maddesine muhalefet suçundan şüpheliler Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkilileri ve Sermaye Piyasası Kurulu yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/04/2009 tarihli ve 2009/34173 soruşturma, 2009/26860 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne, anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/08/2009 tarihli ve 2009/1278 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 18.03.2010 gün ve 67285 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2010 gün ve 75165 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Tebliğnamede "5667 sayılı Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketince Devlet İç Borçlanma Senedi Satışı Adı Altında Toplanan Tutarların Ödenmesi Hakkında Kanuhun 1/1. maddesinde yer alan, "Mülga 18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 3/7/2003 tarihli ve 1085 sayılı Kararı ile bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan Türkiye imar Bankası Türk Anonim Şirketi tarafından,

Banka bünyesinde karşılığında Devlet iç borçlanma senedi bulunmamasına rağmen ikincil piyasada Devlet iç borçlanma senedi satışı adı altında toplanan tutarlar, başvuru halinde bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilecek özel tertip Devlet iç borçlanma senetleri kullanılmak suretiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla ödenir.",

5667 sayılı Kanun'un 1/2. maddesine dayanılarak çıkartılan ve 21/07/2007 tarihli ve 56589 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 2007/12398 sayılı Bakanlar Kurulu Karan'nm 3/3. maddesinde yer alan, "Bu Karar kapsamında kesinleşmiş idari yargı kararlarına dayanan icra takiplerine ilişkin her türlü ödemeler; hak sahiplerinin BDDK ve SPK'ya ayrı ayrı kesinleşme şerhli ilam ve aşağıdaki belgelerle birlikte yapacakları yazılı başvuru üzerine, anılan idarelerin Fona yapacakları ortak bildirimi müteakip, Fon tarafından ilgili icra müdürlüğündeki dosyasına yapılır...",

Şeklindeki düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kesinleşmiş idarî yargı kararma dayanan icra takiplerine ilişkin ödemelerin, hak sahiplerinin ilgili mevzuatta kendilerinden istenen belgeler ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Sermaye Piyasası Kurulu'na yapacakları yazılı başvuru üzerine,

anılan idarelerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na yapacak!an ortak bildirimi takiben, Fon tarafından ilgili icra müdürlüğündeki dosyasına yapılacağının düzenlenmesi ve icra takibine konu edilen Ankara 8. İdare Mahkemesinin 27/02/2007 tarihli ve 2004/908 esas, 2007/248 sayılı kararının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından temyiz edilmekle Danıştay 13. Dairesinde temyiz incelemesinin devam ettiğinin bildirilmesi karsısında, söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Gereği görüşüldü;

5271 sayılı CYY.nın 160. maddesinin 1. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." CYY.nın 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller,

suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.

Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." 3. fıkrasında "Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede; a) Şüphelinin kimliği …. gösterilir" CYY.nın 173. maddesinin 3. fıkrasında " Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;

….. " 4. fıkrasında "Başkan istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir." 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 104/1. maddesinde ise "Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Kurul Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakanın, Kurum personeli için ise Başkanın izin vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır.

Kurul üyeleri ile Kurum personelinin iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalarda Kurum personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilişkili Bakana aittir." hükümleri yer almaktadır.

İncelenen dosyada; yakınan ...'nın, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 27.2.2007 tarih ve 2004/908-2007/248 sayılı kararında belirtilen avukatlık ücreti ve yargılama giderinin tahsili amacıyla başvurduğu ilamlı icra takibi sırasında Adana 12. İcra Müdürlüğünce gönderilen icra emirleri ve aynı Müdürlüğün Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/236-505 sayılı kararını dayanak alan uyarı yazılarının gereğini yerine getirmeyen Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkililerinin görevlerini savsadıklarını ileri sürerek şikayetçi olduğu,

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, başkaca bir araştırma işlemi yapmadan yalnızca Sermaye Piyasası Kurulunun gönderdiği 17.3.2009 tarihli yazı içeriğine göre kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle 13.4.2009 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına kararı verdiği anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet savcısı icra dairesinin emrini yerine getirmekle görevli her iki kurul personelinin kimler olduğunu tespit etmediği gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu personeliyle ilgili soruşturma yöntemine de uymamıştır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu personeliyle ilgili olarak yapılan suç ihbar veya şikayetlerinde 5411 sayılı Yasanın 104/1. maddesinde belirtilen yetkili merciden izin alınmadan soruşturmaya geçilemeyeceği ve bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verilemeyeceği açıktır.

İtiraz mercii soruşturma görevinin tam olarak yerine getirilip getirilmediğini irdelemeden kamu davasının açılmasına yeterli delil bulunduğu biçimindeki gerekçeyle itirazın kabulüne karar vermiştir.

Merciin bu kararı üzerine Cumhuriyet savcısının CYY.nın 173/4. maddesi gereğince iddianame düzenleyerek kamu davası açması yasal zorunluluğu karşısında, hakkında kamu davası açılacak kişi ya da kişilerin kimliğinin CYY.nın 170/3. maddesi uyarınca kesin biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Oysa merci kararında şüpheli veya şüphelilerin kim/kimler olduğu belirtilmemiştir.

Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkililerinin tümü veya anılan kurumların tüzel kişilikleri hakkında yükletilen suçlar nedeniyle kamu davası açılması olanaksızdır. Merci kararı kimlikleri açık biçimde belirlenmeyen şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına yol açması bakımından isabetsizdir.

İtiraz mercii, verdiği kararla 5411 sayılı Yasanın 104/1. maddesinde öngörülen soruşturma yöntemini gözetmeyerek Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu görevlileri hakkında kamu davası açılmasına da neden olmuştur. Soruşturma Cumhuriyet Savcılığınca öncelikle belirtilen usule ilişkin konular dikkate alınarak sonuçlandırılmalıdır. Kamu davası açmaya yeterli delili bulunup bulunmadığı ancak bu eksiklikler tamamlandıktan sonra incelenebilir.

Öte yandan merci kararının gerekçesinde kamu davası açılması için yeterli delillerin nelerden ibaret olduğu gösterilmeyerek hem olağanüstü yasa yolu denetimine hem de Cumhuriyet Savcısının CYY.nın 170/3-j.maddesine uygun bir iddianame düzenlemesine olanak sağlanmamıştır. Yapılan açıklamalar karşısında, CYY.nın 173/3. maddesi gereğince genişletilecek soruşturmanın hangi merci tarafından yapılması gerektiği sorunu ortaya çıkmaktadır.

Y.CGK.nın, 4.12.2007 tarih ve 2007/247-257 sayılı kararında "Cumhuriyet savcısı tarafından ceza yargılamasının temel hedefi olan maddi gerçeğe ulaşma amacına yönelik olarak gerekli kanıtların toplanmadığı hatta buna teşebbüs bile edilmediği çok açık olarak anlaşılmakta, başka bir anlatımla soruşturma evresinin tamamlanmadığı net bir biçimde tespit edilmekteyse, soruşturma evresi Cumhuriyet savcısınca tamamlanmalıdır.

Aksinin kabulü halinde, soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı varken istisnai yetkili olan sulh ceza hakiminin soruşturmayı yapması sonucuna ulaşılır ki bu CYY.nın getirdiği sisteme ve yasanın amacına aykırıdır.

Bununla birlikte bu yolun sadece yapılması gerekli soruşturmanın Cumhuriyet savcısı tarafından hiç yapılmaması veya şeklen yapılanın olaya göre oldukça yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşılması durumuna özgü olarak geçerli olabilecek istisnai bir durum olduğu da göz ardı edilmemelidir.

Cumhuriyet savcısı, ağır ceza mahkemesi başkanının kararı üzerine soruşturma evresini tamamlayacak şekilde kanıtları toplayacak ve soruşturma evresinin sonuna geldiğinde kanıtları değerlendirerek kamu davası açabilecek veya kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilecektir.

Hatta 171/1. maddesinde düzenlenen takdir hakkını kullanarak takipsizlik kararı verebilmesi de imkân dâhilinde bulunacaktır. CYY.nın 172/1. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi durumunda bu yeni karar da aynı Yasanın 173. madde kapsamında tekrar itiraza konu olabilecektir." denilerek soruşturma eksikliğinin nasıl giderileceği ve merci kararı sonrası Cumhuriyet savcılığınca yapılması gereken işlemler açıklığa kavuşturulmuştur.

Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair 13.4.2009 tarihli kararını kaldırarak dosyayı soruşturmayı tamamlaması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi hukuka uygun olacaktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki yasa yararına bozma isteği yukarıda belirtilen farklı nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevi savsama suçundan şüpheliler Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkilileri hakkında Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca itiraz üzerine verilen 25.8.2009 gün ve 2009/1278 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 13.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/28580, K. 2011/12557, 13 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/28580
Karar No
2011/12557
Tarih
13 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/28581 K.2011/34184
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/28582 K.2011/21513
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/28583 K.2011/21514
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/28583 K.2011/34185
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/28586 K.2011/21515
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/28588 K.2011/21516

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.