KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/3162 E., 2012/5192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralamaya teşebbüs eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin eleştiri şartıyla doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın eleştiri şartıyla yasal bağlamda uygulandığı,
Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre; sanığın eşi mağdurla yaptığı tartışma sırasında mutfaktan aldığı bıçakla onu "seni erkeklere satacağım, bu gece eve gelme seni keseceğim, öldüreceğim" diyerek evden kovup apartman çıkışına kadar kovalaması şeklindeki eylemin, mağdurun vücut dokunulmazlığına yönelik olup objektif olarak korkutucu nitelikte bulunduğu, bu gibi olaylarda gerçek içtima öngören TCK.nun 106/3. maddesi de dikkate alınarak,
tehdidin ciddiliğini göstermek amacıyla yaralama, mala zarar verme veya öldürme hallerinde sadece gerçekleşen araç suçlardan değil, hedeflen asıl suçtan(tehdit) da ceza verilmesinin gerekeceği, somut olayda ise delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek sarf edilen tehdit sözlerinin yaralamaya teşebbüs suçunun unsurları kabul edilip tehdit suçundan beraat kararı verilmiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/3162, K. 2012/5192, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama