KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/4543 E., 2010/5083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/01/2009 tarihli ve 2009/112 soruşturma, 2008/186 esas, 2009/20 ... iddianame üzerine, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2009 tarihli ve 2009/20-158 ... kararının Adalet Bakanlığınca 05.02.2010 gün ve 6898 ... yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2010 gün ve 30971 ... tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, İstanbul Barosunda kayıtlı avukat olan şüphelinin, tutuklu olan müvekkili ile görüşmek amacıyla 25/10/2007 tarihinde gittiği İstanbul Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, nizamiyeye girdiği esnada geçiş ve x-ray cihazından geçmeden önce üzerinde ve çantasında bulunan cezaevine girmesi ve cezaevinde bulundurulması yasak olan maddeleri emanete teslim etmesi hususunda cezaevi nizamiyesinde görevli ... ve infaz koruma memurlarınca uyarıldığı, üzerinde ve eşyalarının arasında cezaevine sokulması yasak olan cep telefonu ve bunlara ait sim kart, batarya ve şarj cihazıyla kesici, delici, ateşli silâh ve mermi ile uyuşturucu içerikli maddelerin olmadığına dair yazılı beyanda bulunduğu hâlde;
5237 ... Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığının genelgelerine aykırı olarak cep telefonlarında kullanılan üç adet sim kartı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığı hususundaki mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada, şüpheli avukatın, uyuşturucu suçundan İstanbul Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunan müvekkili Hanifi Gören ile görüşmek için anılan cezaevine gittiği, kurum nizamiyesi ziyaretçi girişinde x-ray cihazından geçmeden kurum yetkililerince üzerindeki yasak eşyayı emanete teslim etmesi için uyarılmasına ve üzerinde ya da çantasında cep telefonu, sim kart, batarya, şarj cihazı, kesici, delici, ateşli silah ve mermi ile uyuşturucu içerikli maddelerin bulunmadığını beyan etmesine karşın,
cihazdan geçirilen çantasının içinde iki adet cep telefonu ile bu telefonlara takılı halde iki adet batarya ve üç adet sim kart ele geçirildiği ve hakkında 25.10.2007 tarihli suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Üzerinde numarası yazılı sim kartın şüpheliye ait olduğu ilgili firmayla yapılan yazışmadan anlaşılmakla birlikte numarasız iki adet sim kart ile telefonların kime ait olduğunun araştırılmadığı görülmektedir.
25.10.2007 tarihli taahhütname, suç tutanağı ve ele geçirilen yasak eşyanın, 5271 ... C.Y.Y.'nın 170/2 maddesi uyarınca iddianame düzenlenebilmesi (son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır.
Şüpheli avukatın eyleminin, cezaevine yasak eşya sokmaya kalkışma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, mahkemece, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/4543, K. 2010/5083, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama