İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/5123 K.2010/13982

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2010/5123Karar2010/13982Tarih20 Ağustos 2010Okuma4 dk · 726 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2010/5123 E., 2010/13982 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ağustos 2010
Mahkemesi
Tokat Asliye 2.Ceza Mahkemesi
Suç(lar)
Hakaret
Hüküm(ler)
765 sayılı TCK'nın 266/3, 269.maddeleri gereğince mahkumiyete Ilişkin temyiz talebinin reddine
Tebliğnamedeki istek
ONAMA
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

726 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esasa ilişkin incelemeye geçilmeden önce, üye ...’in temyizin süresinde olmadığını ve dosyanın Adli Aravermede görüşülemeyeceğini belirtmesi üzerine, bu hususlar ön sorun olarak öncelikle ele alınıp, bu konularda oylama yapılmış ve oyçokluğu ile sanığın cezaevinde bulunması ve infaza taalluk etmesi nedeniyle ceza daireleri nöbetçi heyeti tarafından Adli Aravermede ele alınıp görüşülebileceği, hükümde temyiz süresinin başlangıcının yanıltıcı olarak gösterilmesi sebebiyle de sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek 03.05.2007 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin karar kaldırılarak yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenin 11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinde amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesiyle değişik CMK.nın 231.maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, infazın durdurulmasına, sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 20.08.2010 tarihinde, Adli Araverme içinde görüşülebileceği ile temyiz talebinin süresinde kabul edilmesine ilişkin kısımlar için oyçokluğuyla, bozma nedeni ile infazın durdurulmasına ilişkin kısımlar için oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Öncelikle, Yerel Mahkeme kararının sonuç bölümünde, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde tutanak katibine yapılacak bir beyan veya verilecek dilekçe ile temyiz isteminde bulunulabileceği belirtilmiştir. Sanık bu hükmü, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi günlük sürenin geçmesinden sonra temyiz etmiştir.

Sanık bakımından temyiz süresinin gerekçeli kararının kendisine tebliğinden itibaren başlayacağının açıkça belirtilmemesi bir eksiklik olarak kabul edilebilir ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2 ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6 maddeleri uyarınca bu eksiklik, süresinden sonra yapılan temyizi başka herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın süresinde yapılan temyiz başvurusu gibi kabul etme imkanı sağlamaz, bu durum ancak eski hale iade sebebi olarak kabul edilebilir.

Temyiz süresinin kaçırılması nedenine dayalı olarak eski hale iade istemi ise, CMK’nın 41. maddesine göre, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye başvurularak yapılacaktır. Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklayacaktır. (CMK. md. 41/2) Dilekçe verildiği anda, usule ilişkin yapılamayan işlemlerin de yerine getirilmesi gerekir.

Somut olayda sanığın, temyiz süresinin münhasıran tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı yolunda bir hatırlatma yapılmaması nedeniyle bu süreyi kaçırdığına dair bir beyanı ve bu nedenle eski hale iade istemini içeren bir dilekçesi de bulunmamaktadır. Yerleşik uygulamaya göre, eski hale iadeye yönelen ayrı bir istem bulunmadığı takdirde, salt temyiz dilekçesi verilmesi, eski hale iade istemi niteliğinde kabul edilemez. Bu itibarla, temyiz süresini geçiren sanığın, eski hale iade isteminde bulunmaması karşısında, süresinden sonra yaptığı başvuru nedeniyle temyiz incelemesi yapılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.

İkinci olarak da; somut olayda adli tatil içinde bir temyiz incelemesi yapılması mümkün değildir; sadece kesinleştirme işleminin hatalı yapılıp yapılmadığı, başka deyişle infaza başlanılmasının doğru bir uygulama olup olmadığı ve infazın durdurulmasının gerekip gerekmediği konusu görüşülebilir. Şöyle ki, CMK’nın 331/3 maddesine göre, adli tatil içinde Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin işlerin incelemelerini yapabilir. Somut olayda, sanık tutuklu değildir.

Tebligata karşın mahkumiyete ilişkin kararın süresi içinde temyiz edilmemesi üzerine Yerel Mahkemece kararın kesinleştirildiği, ...’in cezasının infazına başlandığı anlaşılmaktadır.

Sanık tutuklu olmadığı için, Yargıtay’da bir temyiz incelemesi yapılması olanaklı değilse de, CMK’nın 310 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27/4 maddeleri uyarınca, ...’in süresi içinde bir temyiz davası açıp açmadığı, diğer ifadeyle Yerel Mahkeme kararının hatalı kesinleştirilip kesinleştirilmediği hususları ile sınırlı bir inceleme yapılabilecektir.

Bu incelemede, temyiz davasının süresinde açıldığı saptandığında, bu belirlemenin doğal sonucu olarak hükmün kesinleştirilmesi işleminin hatalı yapıldığı ortaya çıkacak, bu nedenle de infazın derhal durması söz konusu olacaktır. Bu andan itibaren tutukluluk ve hükümlülükten söz edilemeyeceğinden, temyiz davasının adli tatil içinde görülebilmesi olanağı da ortadan kalkmaktadır.

Daha açık bir deyişle, hatalı kesinleştirme işlemi, adli tatil içinde görülemeyecek nitelikteki bir temyiz davasının yasaklı dönem içinde görülmesini sağlayan bir husus olarak kabul edilemez.

Bu itibarla, ön inceleme sonunda, kesinleştirme işleminin hatalı yapıldığı ve infaza başlanmaması gerektiği saptandığında, bu saptamanın sonucu olarak sanığın infaz işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesiyle yetinilmesi ve temyiz incelemesinin de adli çalışma dönemi içinde görevli dairece yapılması gerekmektedir.

Yukarıda açıkladığım gerekçelerle, sayın çoğunluğun ön soruna ilişkin oylamadaki düşüncelerine katılmıyorum. 20.08.2010

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/5123, K. 2010/13982, 20 Ağustos 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5123
Karar No
2010/13982
Tarih
20 Ağustos 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5276 K.2010/6347
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5283 K.2010/6365
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5284 K.2010/6409
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5285 K.2010/6378
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5286 K.2010/6408
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/5289 K.2010/6407

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.