KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/7842 E., 2012/6744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık ... hakkında yasal koşulları bulunmasına karşın, TCY.nın 58. maddesi uygulanmamış ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu işleyip işlemedikleri hususunda mağdur polis memurlarının aşamalarda kendi içinde ve birbirleriyle çelişkili olan anlatımları arasındaki bu çelişkiler yöntemince giderilmeden ve hangi anlatıma ne suretle üstünlük tanındığı denetime olanak verecek biçimde tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
a) Birden fazla görevliye direnen sanıklar hakkında TCY.nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Sanık ... hakkında uygulanan TCY.nın 53/1-c bendinde öngörülen hak yoksunluğunun sanığın alt soyu bakımından şartla salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
c) Sabıkasız olan sanıklar ... ve ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/7842, K. 2012/6744, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama