Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.
Karar Metni
4. Ceza Dairesi 2010/7870 E. , 2012/6800 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret, tehdit HÜKÜM : Düşme, ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Tehdit suçuna ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu, Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nm 317.maddesi uyarınca O yer C. Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2-Kamu görevlisine hakaret suçuna ilişkin temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümlü olan sanığın cezaevinden sorumlu mağdur C. Savcısı ile koşullu salıverilmesi konusunda yaptığı görüşme sırasında C. Savcısının kendisine tahliyesi için gerekli koşulların bulunmadığını belirtmesine üzerine, bu duruma sinirlenerek ona hakaret etmesi biçiminde gelişen olayda, C. Savcısının görevinin gereklerini yerine getirdiği ve sanığa yönelik haksız ve hukuka aykırı bir davranış gerçekleştirmediği gözetilmeden, "sanığın içinde bulunduğu psikolojik durum, yeterince ikna edilemeyişi ve olayın niteliği" biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle TCY.nın 129/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/7870, K. 2012/6800, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama