KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/14479 E., 2011/17454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Görevi ihmal suçundan sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2010 tarihli ve 2010/356 esas, 2010/232 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.05.2011 gün ve 2010/24774 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 gün ve 2011/196612 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre halen Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi olarak görev yapan sanığın, karan verilen toplam 1977 adet dosyada gerekçeli kararlan 1 ilâ 349 gün arasında değişen sürelerde gecikmeli olarak yazdığı,
yine şikayet konusu olan anılan Mahkemenin 2009/162 esasına kay den görülen davada, nihai kararın 13/10/2009 tarihinde verilmesine rağmen, gerekçeli kararın 108 günlük gecikmeyle yazıldığının Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 26/05/2010 tarihli yazısı ekinde alman 06/05/2010 tarihli inceleme ve soruşturma raporu ile tespit edilmiş olması karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada yer alan 6.8.2010 tarihli kovuşturma izni kararı ve 31.8.2010 tarihli iddianamede, şüpheli hakimin, görev yaptığı Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülüp sonuca bağlanan 1977 adet dosyanın gerekçeli kararlarını 1 ila 349 gün arasında değişen sürelerle ve anılan mahkemenin 2009/162 esasına kayıtlı davanın gerekçeli kararını ise 108 gün geciktirerek yazmak suretiyle görevini savsadığı ileri sürülmektedir.
Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi iş, müstemir yetki ve görev süresi cetvelleri, 16.3.2010 tarihli dosya inceleme tutanağı ve adalet müfettişinin düzenlediği gerekçeli kararların yazımındaki gecikmeleri gösteren 27.4.2010 tarihli tespit tutanağının, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır.
Şüpheli Cumhuriyet savcısının eyleminin, yükletilen suçun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, yapılacak yargılamada lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerektiği açıktır. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın reddine ilişkin merci kararının hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/14479, K. 2011/17454, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama