KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/22909 E., 2012/10070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1-18 yaşından küçük çocuk olan sanığın yargılandığı duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulundurularak, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın doğum tarihi 18.04.1990 olup, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması karşısında, vekil atanmayarak ve duruşmalar açık yapılarak, CMK'nın 234/2 ve 185. maddelerine aykırı davranılması,
3- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35/3. maddesi gereğince mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-TCK'nın 29. maddesi uygulanırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan indirim yapılması.
5-Kabule göre de:
5271 sayılı CYY'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve nihayet sanığın kabulü gerekmektedir.
Önceki hükümlülük kararının yargılamaya konu suçtan sonra kesinleşmiş veya silinme koşullarının gerçekleşmiş olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/22909, K. 2012/10070, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama