KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/23211 E., 2013/15181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit, hakaret
- Hüküm
- Temyiz isteğinin reddi, mahkumiyet
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanıkların yokluğunda verilen hükümde, “temyiz süresi ve başvuru şeklinin gösterilmemesi” nedeniyle,“temyiz isteğinin süresinde olduğu” kabul edilerek, yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz bu nedenle yerinde görüldüğünden ret kararı kaldırılarak dosya görüşüldü:
1- Sanık ... hakkında hakaret, sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin kararlarda öngörülen cezaların miktar itibariyle temyiz edilemez olması nedeniyle verilen temyiz isteğinin reddine yönelik sanıklar ... ve ...’nin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/23211, K. 2013/15181, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama