KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/4123 E., 2012/20319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Hükmün açıklanmasına ve aynen infazına
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 5271 sayılı CMK'nın 231/11.maddesine göre "sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece hükmün açıklanacağı, ancak mahkemece sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine yada koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceğinin" belirtilmesi karşısında, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, Kanunun 231/1. maddesi uyarınca duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Yapılan açıklamaya göre, mahkemece duruşma açılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCK'nın 257/1-2.madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/4123, K. 2012/20319, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama