KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/5565 E., 2013/16325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi kötüye kullanma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı ...nın 179/3. maddesinde belirtilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşması için, kişinin alkol ya da uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına karşın, araç kullanması hususunun arandığı, sanığın aldığı alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olup olmadığının ise ancak tıbbi bulgular yada sanığın dışa yansıyan davranışları gözetilerek belirlenebilecek olması nedeniyle, trafik polisleri tarafından yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan sanığın alkollü olduğunun trafik polisleri tarafından belirlenerek,
alkometreye üflemeyi reddetmesi nedeniyle götürüldüğü doktorlarda da alkol muayenesi yapılmasına direndiğinden test yapılamadığı, ancak görünümü itibariyle doktorların orta derecede alkollü olduğunu bildirdiği, böylece alkol oranı konusunda ölçüm yapılamayan sanığın aldığı alkolle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olup olmadığının, tutanak düzenleyicileri .... ve ... ... ile doktorlar ... ve ....dinlenerek, sonucuna göre sanık ...'un hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı CMK’nın 75. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde beden muayenesi yapılamayacağı ve kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örneklerin alınamayacağına ilişkin sınırlayıcı hükmün,
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen ve ceza olarak 2 yıla kadar hapis öngörülen alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanma suçu yönünden uygulanamayacak olması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 4 Aralık 1978 tarih ve 8239/78 sayılı X./Hollanda kararında da kan testinin Sözleşmenin 8/2. maddesi bağlamında özel hayatın ihlaline neden olmadığına hükmetmesi karşısında, doktor olan sanıkların,
alkol muayenesini kabul etmeyen kimsenin C.Savcısının da yazılı emri bulunması nedeniyle vücudundan kan örneği alınması ile sınırlı ve orantılı olmak üzere zor kullanma yetkisine sahip polis memurlarından kan alınması hususunda zorlanması için yardım isteyip istemedikleri konusunda o an hastanede bulunan polis memurları ... ve ... ...'in dinlenilip, nöbetçi Cumhuriyet Savcısının kan örneği alınmasından vazgeçilmesi yönünde talimat verip vermediği hususu da araştırılarak sonucuna göre sanıklar .... ve ....'inın hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/5565, K. 2013/16325, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama