KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/6558 E., 2013/23835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, iftira, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanık ...’in, Cumhuriyet Savcısı olan katılana basın yoluyla iftira, hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarını, diğer sanık ... da adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada;
Sanık ... tarafından katılana yüklenen ve iftira suçunu oluşturduğu iddia edilen eylemin disiplin kovuşturmasını da gerektirmesi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 76/3. madde ve fıkrası uyarınca sanık ...’in iftira suçundan kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlı olduğu ve aynı maddenin 4. fıkrasına göre de, kovuşturma yapma sonucuna göre gerekirse iddianame düzenleme görev ve yetkisinin şikayet olunan Cumhuriyet Savcısının mensup olduğu mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesi merkezindeki Cumhuriyet Savcısına, yargılamasının da o yer ağır ceza mahkemesine ait olduğu,
sanık ... hakkında açılan hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu ile sanık ... hakkında açılan adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan davaların, kanıtların birlikte değerlendirilmesi açısından CMK’nın 8 ila 11. maddeleri gereğince açılması halinde ağır ceza mahkemesindeki dava ile birleştirilerek sonuca bağlanması gerektiği gözetilmeden, sanık ... işlediği iddia olunan iftira suçu yönünden yargılama şartlarından olan izin alınmadan, görevli ve yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından yöntemince açılmamış davanın görevsiz mahkemede sürdürülüp hükümler kurulması,
2-Hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1-b madde ve fıkrası uyarınca basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar bakımından “kovuşturmanın ertelenmesi” kurumunun getirilmesi karşısında, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Kabule göre de;
Anayasanın 141/3, CMK'nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay'ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekir.
Somut olayda; sanıklara yüklenen ve sabit olduğu kabul edilen suçların ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, gerekçeli kararda sadece savunma ve tanık anlatımlarına yer verilerek, tüm dosya kapsamından atılı suçların işlendiği kabul edilerek, olayın oluşumu, ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu sabit görülen eylem ve artırım/indirim nedenlerinden bahsedilmeksizin CMK'nın 34, 230. maddelerine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/6558, K. 2013/23835, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama