KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2011/9395 E., 2013/8572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianame içeriğine göre, sanık ... hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava bulunmadığı ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün temyiz konusu yapılmadığı anlaşılmakla temyiz kapsamının sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilmediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun belirtilmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sanığın katılana söylediği sözlerin nelerden ibaret olduğu açıklığa kavuşturularak eylemin nitelendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ve “sanığın isim vermeden ulu orta sözler sarf ettiği ve katılanı tehdit etme kastının bulunmadığı” biçimindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/9395, K. 2013/8572, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama