KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/10353 E., 2013/26649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen hakaret, yaralama, tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık ... ...'in hakaret ve yaralama, sanık ...'ın yaralama suçlarına ilişkin cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
1- Sanıklar ... ... ve ...'ın hakaret ve yaralama eylemlerine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında tehdit eyleminden kurulan hükümde ise; 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezaları için öngörülmesi, aynı Kanunun adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde mükerrirlerle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşılması ve 5237 sayılı TCK'nın 50/5 maddesinde asıl mahkumiyetin, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtilmesi karşısında, tehdit suçundan adli para cezası hükmolunan sanık hakkında TCK'nın 58/6-7. maddelerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/10353, K. 2013/26649, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama