KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/13620 E., 2013/27508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, işyeri dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
A-Temyiz edilebilirlik koşulları yönünden yapılan incelemede;
1-Sanıkların hakaret suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
2-Sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesini süresi içinde vermediği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ... müdafilerinin ve katılan ...’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Diğer hükümlere yönelik temyizlerde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik katılan ...’ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ... ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a)Her bir sanığın, tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemlerinin nelerden ibaret olduğu delillere dayalı olarak ayrı ayrı gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b)Kabule göre de,
Sanıkların her birinin ticari ilişkiye bağlı olarak katılandan yüksek miktarlarda alacaklı olduğu, katılanın çağırması üzerine değişik illerden ...'ye gelerek birlikte katılanan fabrikasına gittikleri, katılanın fabrikada olmamasına sinirlenerek ve dolandırıldıklarını düşünerek, güvenlik görevlisi olan tanıklarla tartıştıkları anlaşıldığından, olayın gelişimine göre sanıkların fikir ve irade birliği içinde olmaması nedeniyle eylemlerinin TCK'nın 106/2-c maddesine uyan tehdit suçunu değil, anılan Kanunun 106/1 maddesinin 1. cümlesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
c)Olayın çıkış sebebi üzerinde durularak TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d)Sanıkların hapis cezaları ertelenirken olumlu görülen kişilikleri, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması sırasında olumsuz değerlendirilerek gerekçede çelişkiye yol açılması,
e)Sanıkların sabıkasız olması, tehdit suçunda somut maddi bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, “katılanın suçtan kaynaklanan zararlarının giderilmediği” biçimindeki, kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
f)Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
g)Her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderinden sorumlu tutulması gerekirken, CMK’nın 326. maddesine aykırı biçimde tüm sanıkların yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/13620, K. 2013/27508, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama