KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/25310 E., 2013/24417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın, “sanığın haber verilen komşusunun isminin tebligat evrakına yazılmaması” nedeniyle usulsüz olduğu anlaşıldığından, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararına yönelik itiraz yerinde görülerek RET KARARININ KALDIRILMASI suretiyle, başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri de bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, sanık hakkında TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer ... hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasının ilgili kısmına, “Sanığın TCK'nın 53/1-(c) bendideki haklardan yoksun bırakılmasına.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/25310, K. 2013/24417, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama