İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/25802 K.2013/6452

Yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...’ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2-3-a, 125/1, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi gereğince…

Esas2012/25802Karar2013/6452Tarih7 Mart 2013Okuma5 dk · 1.061 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2012/25802 E., 2013/6452 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.061 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...’ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2-3-a, 125/1, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair, Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesinin 12.03.2009 tarihli ve 2008/436 esas, 2009/207 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresinde suç işlediğinden bahisle Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine,

hükmün açıklanarak sanığın yaralama suçundan 3.000,00 TL ve hakaret suçundan 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, DİDİM (YENİHİSAR) Sulh Ceza Mahkemesinin 20.02.2012 tarihli ve 2011/855 esas, 2012/152 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2012 gün ve 180263 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında “Dosya kapsamına göre;

1-Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.

Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde karar verilmesinde,

2-Sanık hakkında sonuç olarak, 3.000,00 Türk lirası ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılması şeklinde hüküm kurulmuş ise de; kararın gerekçe ve hüküm kısmında asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibarenin bulunmaması karşısında, suçun işlendiği 31/10/2006 tarihi itibarıyla 5560 sayılı Kanun'un henüz yürürlüğe girmediği ve para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca beş gün adlî para cezası üzerinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Sanık ... hakkında, yaralama ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarında, Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesinin 12.03.2009 tarihli kararı ile her iki suçtan mahkumiyetine karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip beş yıl denetim süresi belirlendiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içerisinde, 23/03/2011 tarihinde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu işlemesi nedeniyle, Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2011 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 18/10/2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine ihbarda bulunulduğu,

mahkemesince ihbar üzerine duruşma açıldığı ancak sanığın savunması alınmadan, 20.02.2012 tarihli ek karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kesinleşen bu kararın Kanun yararına bozma konusu yapıldığı anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Açıklanması geri bırakılan hüküm ile ilgili olarak, deneme süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle, savunma alınmadan verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında "Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır." 2. fıkrasında "Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir." 4. fıkrasında "Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir." hükümleri yer almaktadır.

İncelenen dosyada, sanığın yaralama ve hakaret suçları ile ilgili, 3.000,00 TL ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına 12.03.2009 tarihinde karar verildiği, sanığın beş yıllık denetim süresi sona ermeden 23.03.2011 tarihinde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu işlediği ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleştiğinde mahkemesine ihbar yazısı gönderildiği görülmektedir.

İhbar yazısı üzerine Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesi, CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve sanığın meşruhatlı davetiye ile mahkemeye çağrılmasına dair tensip kararı verdiği, ancak adresinde bulunmayan sanık ile ilgili savunması alınmadan önceki mahkumiyet hükmünü açıklamıştır.

Sanığa ait mahkumiyet kararı, açıklandığı 20.02.2012 tarihinden itibaren hukuki sonuç doğurmaya başlayacağı için açıklanması yönünden CMK'nın 231/1-4 maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Bu nedenle duruşmaya çağrılan sanığın oluşan yeni durum ve cezanın kişiselleştirilmesi uygulaması nedeniyle savunmasının alınması gerekmektedir.

Ayrıca maddedeki yaptırımların yalnızca adli para cezası veya müsadereyi içermemesi nedeniyle CMK’nın 195. maddesinin uygulanma koşulu da bulunmamaktadır. Deneme süresi içerisinde suç işlenmiş olması nedeniyle yeniden duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesini ve savunma hakkının kısıtlanmasının önlenmesi amacını gütmektedir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

(Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Hükümlerine yer verilmiştir. Mahkemece sanığın 09/06/2008 tarihli talimat ifadesinde bildirdiği en son adresine ve burada bulunamaması halinde mernis adresine duruşma tebligatı yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemenin yukarıda belirtilen yasal hükümleri gözetmeden dosya üzerinde verdiği karar hukuka uygun bulunmamıştır.

Yasa yararına bozma konusu yapılan birinci hukuka aykırılığın yerinde görülmesi nedeniyle ileri sürülen diğer hukuka aykırılığın, kabule göre bozma nedeni oluşturduğu değerlendirilmektedir. Y.C.G.K.'nun 13.6.2006 tarih ve 2006/151-157 sayılı kararında “… Öte yandan, yasa yararına bozma kurumu, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı ve bu aykırılıkların savunma hakkını kısıtlama veya kaldırma sonucunu doğurduğu yahut hükmü etkilediğinin belirlenmesi durumunda, hükmün bu nedenlere dayalı olarak bozulmasını gerektiren, olağanüstü yasa yoludur. Yargıtay'ın olağan yasa yolu olan temyiz denetimi sırasında yasaya ve yargısal kararlara dayalı olarak gerçekleştirdiği uygulamaların tümünün, yasa yararına bozma

kurumunda da geçerli olduğu söylenemez. Dolayısıyla, Yargıtay'ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı "kabule göre bozma" yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. Özel Daire kararı bu yönüyle de isabetli bulunmamıştır." denilerek olağanüstü nitelikte bir yasa yolu olan kanun yararına bozmanın kapsamı açıklığa kavuşturulmuştur. Y.C.G.K.'nun belirtilen içtihadı karşısında temel cezanın fazla ceza belirlenmesi hususunun bu aşamada esastan incelenmesi olanaklı görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden,

1- Hesaplama yanılgısı sonucu fazla ceza belirlenmesine yönelik hukuka aykırılığın, bu aşamada esastan incelenebilme olanağı bulunmadığından, Adalet Bakanlığının bu konudaki kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE,

2- Yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında, DİDİM (YENİHİSAR) Sulh Ceza Mahkemesinin 20.02.2012 tarihli ve 2011/855 esas, 2012/152 sayılı kararının, CMK’nın 309.maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA,

3- Savunma hakkının kısıtlanmasıyla ilgili bozma nedenine göre anılan yasa maddesinin 4/b fıkrası gereğince, mahkemesince yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasına, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/25802, K. 2013/6452, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25802
Karar No
2013/6452
Tarih
7 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/25803 K.2013/8187
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25803 K.2013/9617
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25804 K.2013/8495
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25805 K.2013/8941
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/25805 K.2013/6577
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25807 K.2013/8113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.