KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/2711 E., 2012/5303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığını bozma
- Hükümler
- Hükümlülük, Ret
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü. süresi ve suç tarihine göre Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CYY.nın 232/6. ve 291. maddeleri uyarınca yasa yoluna başvurma süresi mercii ve şeklinin duraksamaya yol açmayacak biçimde açıkça gösterilmemesi ve sanığa gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmaması sebebiyle temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede.
Temyiz süresinin geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararına karşı yapılan itiraz, tebliğnameye uygun olarak yerinde görüldüğünden RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Mağdur ... Burulday'a yönelik cebirle konut dokunulmazlığını ihlal suçundan açılan kamu davası hakkında hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması olanaklı bulunduğu kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan;
1- Konut dokunulmazlığını ihlal ve eşe karşı kasten basit yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığını ihlal ve eşe karşı kasten basit yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu.
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu.
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı.
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu.
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu.
Sanığın adli sicil kaydında bulunan eski hükümlülüğü nedeniyle koşulları oluşmasına rağmen TCY'nın 58. maddesinin uygulanmamasının karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Eleştiri dışında Cezanın yasal bağlamda uygulandığı.
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, TCY.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnamedeki onama düşüncesine uygun olarak, sanığın TCY.nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/2711, K. 2012/5303, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama