İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/28212 K.2014/996

Hakaret ve yaralama suçlarından sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 ve 86/2. maddeleri uyarınca 6 ay ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, TCK’nın 58/6. maddesine göre cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre…

Esas2012/28212Karar2014/996Tarih16 Ocak 2014Okuma7 dk · 1.452 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2012/28212 E., 2014/996 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.452 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Hakaret ve yaralama suçlarından sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 ve 86/2. maddeleri uyarınca 6 ay ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, TCK’nın 58/6. maddesine göre cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve aynı kanunun 51/1. maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine dair, (Akhisar 2. Asliye Ceza) Mahkemesinin 28.06.2011 tarihli ve 2011/62-157 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2012 gün ve 82026 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilen dosya ile ilgili,

Dairemizin 24.04.2012 gün ve 2012/9868 esas, 2012/9686 sayılı kararıyla;

" …Gereği görüşüldü;

1- Sanığın adli sicil kaydındaki Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/90-167 sayılı kararına konu doğrudan verilen 216,73 Türk Lirası adli para cezasının, 1412 sayılı CYY'nın 305/1-son maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde bulunması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve TCY'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

2- Sanık hakkında verilen hapis cezaları ertelenmesine karşın, TCY'nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmemesi,

Yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca; Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2011 tarihli ve 2011/62-157 sayılı kararının belirtilen nedenlerle ve (2) nolu bentteki neden yönünden aleyhe sonuç doğurmamak üzere, YASA YARARINA BOZULMASINA, anılan yasa maddesinin 4/d fıkrasına göre, yukarıda açıklanan (1) nolu bentteki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle;

T.C.Y.'nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden ÇIKARILMASINA, " karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/06/2012 gün ve 2012/82026 sayılı yazısı ile;

"…İnceleme konusu dosyada, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2004 tarih ve 2004/90-167 sayılı kararı ile sanık hakkında 765 sayılı TCK nun 456/4, 51/1 ve 59. maddeleri uyarınca doğrudan 216.739.000 lira ağır para cezası tayin edildiği ve bu cezanın 24.12.2004 tarihinde infaz edildiği, ikinci suçun ise 02.09.2005 tarihinde işlendiği anlaşılmıştır.

Doğrudan tayin olunan adli para cezasının, 15.07.2004 tarihinde hükmedilmesi ve 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesindeki temyiz edilebilirlik miktarının bu tarihten sonra 21.07.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasayla 2.000,00 Türk lirasına yükseltilmesi nedeniyle temyiz yeteneği mevcut olup, tekerrür uygulamasına esas alınması da yerindedir.

Bu nedenle, Özel Dairece, haklı nedene dayanmayan (1) numaralı bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde talebin kabulü ile tekerrür uygulamasına ilişkin düzenlemelerin karardan çıkartılmasında isabet bulunmamaktadır.

2- Ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken denetim süresinin aleyhe değiştirme yasağına konu olup olamayacağına ilişkin uyuşmazlık konusunun incelenmesinde;

5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 326. maddesinin son fıkrası, "Hüküm yalınız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. madde de gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklinde düzenlenmiş olup, mevzuatımızda bu madde haricinde 'aleyhe değiştirme yasağı' nı düzenleyen başka bir düzenleme mevcut değildir.

Aleyhe değiştirme yasağı cezalar ile ilgili olup, cezalar da 5237 sayılı Kanun'un 45. maddesinde, hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığından, cezalar arasında yer almayan güvenlik tedbirleri ile diğer müesseseler bu kapsamda değerlendirilmemektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hapis cezasının ertelenmesini düzenleyen 51. maddesinin 3. fıkrasında; cezası ertelenen hükümlü hakkında, mahkum olunan ceza süresinden az olmamak koşuluyla, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Bu fıkra gereğince mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi yada eksik belirlenmesi, denetim süresi, ertelemenin yasal sonucu olduğundan, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 06.04.2010 gün ve 2010/4-71-76 ile 11.05.2010 gün ve 2010/4-87-112 sayılı kararlarında da, ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken 'denetim süresi'ne ilişkin hatalı uygulamaların aleyhe değiştirme yasağına konu olamayacağı kabul edilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalara göre, somut olaya bakıldığında, sanık ... hakkında tayin olunan 6 ay ve 4 ay süreli hapis cezaları 5237 sayılı Kanun 51. maddesinin 1. fıkrası gereğince ertelendiği halde aynı maddenin 3. fıkrası gereğince bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirlenmemesi yasaya aykırıdır. Bu nedenle Özel Dairenin, hapis cezalarının ertelenmesine rağmen TCY'nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmemesi nedenine dayanan bozma istemini kabul edip hükmü bozması yerinde ise de, denetim süresi belirlenmemesinin 'aleyhe bozma yasağı' kapsamında kalmadığı gözetilmeden, hükmü "aleyhe sonuç doğurmamak üzere" bozmasının hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.

Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 24.04.2012 gün ve 2012/9868-9686 sayılı kararının kaldırılması, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminin (1) numaralı bozma nedeni yönünden reddine, (2) numaralı bozma nedeni yönünden ise yerel Mahkeme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince bozulmasına karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

II- KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 24.04.2012 gün ve 2012/9868 esas, 2012/9686 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.06.2011 tarih ve 2011/62-157 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:

a- Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın, hüküm tarihinde kesin olup olmadığı hususuna yönelik; Mahkemece, sanık hakkında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2004 tarih ve 2004/90-167 sayılı kararı ile yaralama suçundan, 765 sayılı TCK’nın 456/4, 51, 59. maddeleri uyarınca doğrudan verilen ve 24.12.2004 tarihinde infaz edilen, 216.739.000 TL adli para cezasına ilişkin hüküm, TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınmıştır.

5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verildiği,

5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/2 maddesinde (Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli ve 2006/65 E., 2009/114 K. sayılı iptal kararı öncesi) "İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz." Aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır.

1412 sayılı Kanunun “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı 305. maddesinin bir numaralı bendindeki “iki milyon” ibaresi, 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile “iki milyar” olarak değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 15. maddesine göre bu değişikliğin kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 5219 sayılı Kanun 21/07/2004 tarih ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden, sabıkadaki ilamın hüküm tarihi olan 15.07.2004 tarihinde, doğrudan verilen 216.739.000 TL para cezasına ilişkin bu hükmün kesin olmadığı, aynı zamanda hükmün ceza kararnamesi ile verilmediği ve infazı üzerinden de 3 yıllık sürenin geçmemesi nedeniyle tekerrüre esas olduğu belirlenmiştir.

b- Cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenmemesinin kazanılmış hakka konu olup olmayacağına yönelik;

5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrasında “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.05.2010 tarih ve 4/87-112 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; aleyhe değiştirme yasağı münhasıran “cezalar” ile ilgili olup; cezalar da 5237 sayılı TCK’nın 45. maddesinde; hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığından, cezalar arasında sayılmayan güvenlik tedbirlerinin ve diğer müesseselerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği kabul edilmektedir.

Bu nedenle ertelemenin yasal sonucu olmasından ötürü zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresi”ne ilişkin hataların, infaz aşamasında ve 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, bu husus “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmayacaktır.

Ayrıca Kanun yararına bozma yoluna başvurulması için hukuka aykırılığın başka bir yol ile giderilmesine imkan bulunmaması gereklidir. Hukuka aykırılığın olağan kanun yolları ile denetlenip giderilmesi imkanının bulunması durumunda Kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacaktır.

5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun “Mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama” başlıklı 98. maddesinde; “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 101. maddesinde de duruşma yapılmaksızın verilecek bu kararlara karşı itiraz yolunun açık olduğu düzenlenmiştir.

Yukarıda yer verilen Ceza Genel Kurulu kararında da açıklandığı üzere, denetim süresinin mahkûmiyetin yasal sonucu olması, kazanılmış hakka konu olmaması ve infaz aşamasında bu konuda karar alınma olanağının bulunması karşısında, bu hususa yönelik talebin kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın hüküm tarihinde kesin olmaması ve denetim süresi belirlenmemesine yönelik hukuka aykırılığın, infaz sırasında alınacak kararla giderilebilecek nitelikte bulunması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/28212, K. 2014/996, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- İtiraz Nedenleri
  4. Iı- Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/28212
Karar No
2014/996
Tarih
16 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/28216 K.2014/675
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/28225 K.2014/635
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/28233 K.2014/2461
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/28233 K.2014/933
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/28238 K.2014/1501
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/28252 K.2013/30178

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.