İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/30502 K.2012/24608

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2012/30502Karar2012/24608Tarih12 Kasım 2012Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2012/30502 E., 2012/24608 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Tehdit
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;

Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından sanık ...'ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 12.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla bazı yasalarda değişiklik yapılması konusunda düzenleme getiren 2.7.2012 gün ve 6352 sayılı Yasa’nın (R.G.5.7.2012, Sayı: 28344) Geçici Madde 1/1’deki düzenlemesine göre, “31.12.2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibariyle adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;

a)Soruşturma evresinde, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakeme Kanununun 171’nci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,

b)Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,

c)Kesinleşmiş olan mahkumiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir".

Maddede, yasa koyucu, “basın ve yayın yoluyla” yahut “sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle” işlenen suçlar bakımından, adli para cezası veya üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili olarak, evrelere göre, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi”, “kovuşturmanın ertelenmesi” veya “infazın ertelenmesine” karar verileceğini öngörmüştür.

Bu düzenlemede, “karar verilir” denmek suretiyle, yukarıdaki ceza miktar ve türü dışında bir koşul da aranmaksızın takdire de yer bırakılmaksızın uygulama kabul edilmiştir.

Burada, “basın ve yayın yoluyla” kavramı için Basın Yasasına göre değerlendirme yapılacaktır.

Ancak “sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle” kavramını açıklığa kovuşturmak gerekir.

“Basın ve yayın yoluyla” kavramı içerisinde yer almayan düşünce ve kanaat açıklama yöntemlerinin neler olabileceği açıklamaya muhtaçtır.

Ancak, “sair” denmek suretiyle, “herhangibir” biçimdeki açıklamaların buraya dahil edilmesi gerekir.

Düşünce ve kanaat açıklaması Anayasaya göre, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama veya yayma hakkına sahiptir” (m. 26/1, Birinci cümle). Aynı maddede bu özgürlüğün hangi hallerde sınırlanabileceğine de yer verilmiş (m.26/2) ve konunun düzenleniş biçimi yasaya bırakılmıştır(m.26/son).

6352 Sayılı Yasayla getirilen düzenlemede, suç teşkil eden düşünce açıklamalarıyla ilgili soruşturma, kovuşturma ve verilmiş cezalar bakımından ertelemeye yer verilmiştir. Dolayısıyla, sadece basın ve yayın yolu ile sınırlı yorum yapmak, hem maddedeki “sair düşünce ve kanaat açıklama” kavramlarının içeriği ile, hem de düşüncenin bölünmezliği ilkesine aykırılık oluşturur.

Çünkü düşüncenin sadece basın ve yayın yoluyla veya bir bilimsel çalışma sırasındaki açıklanış biçimini bu kapsamda görüp, diğer (sair) düşünce açıklamalarını kapsam dışı bırakmak, düşüncenin açıklanması bakımından, “düşünceyi ve açıklamasını bölmek” olur. Zaten yasa koyucu “sair” ve devamındaki kavramlarla, tüm düşünce açıklamaları bakımından ertelemeye yer vermiştir.

Böyle bir düzenlemeyi sadece “basın ve yayın yoluyla” açıklamalarla sınırlı tutmak, düşünceyi açıklama özgürlüğünün özüne aykırı olur. Çünkü düşünce açıklaması, sadece basın ve yayın yoluyla olmayacağı gibi, işaretle, sözle, resimle v.s. de olur.

Yasa koyucunun 6352 sayılı yasayla getirmek istediği husus, suçun sadece “düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle” ilgili olmasıdır. Dolayısıyla, düşünce açıklama yöntemi olmayan, örneğin darp etme, ızrar gibi eylemler kapsam dışıdır.

Diğer yandan, geçici maddedeki düzenleme, suç teşkil etmeyen düşünce açıklamasıyla ilgili değildir. Çünkü suç teşkil etmeyen düşünce açıklaması zaten dava konusu olmayacağından, geçici madde 1 ile getirilen husus, düşüncenin ortaya konuş biçiminin suç teşkil edecek boyutlara ulaşması halinde, yasa koyucunun bunlarla ilgili dava ve cezaların ertelenmesine karar verilmesini öngörmesidir.

Bir başka açıdan, geçici madde 1’in metnindeki açıklığa karşın, sadece basın ve yayın yoluyla işlenen suçlar için dava ve cezaların ertelenmesinin kabul edilmesi diğer düşünce açıklamaları bakımından eşitliğe aykırılık oluşturacaktır.

Yasayla getirilen bu düzenleme karşısında, bu yasadan önce karara bağlanan davalarla ilgili olarak esas mahkemesince, yasa değişikliği dikkate alınarak verilecek kararın temyizen değerlendirilmesi gerekir. Yasama organının ortaya koyduğu bu iradenin esas mahkemesince mutlaka değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeden sonra temyiz davasına bakılması yerinde olur.

Somut olayda, sevk maddesi 765 sayılı TCK’nın 191/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1’nci maddesi kapsamında olup, üst sınırı itibariyle ceza miktarı beş yıldan fazla değildir.

Kabule göre, yerel mahkemece, sanığın telefonla yakınanı ölümle tehdit ettiğinden sonuç olarak 96 TL adli para cezasına mahkum olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, 6352 sayılı Yasanın geçici 1’nci maddesi gözetilerek, yerel mahkeme kararının, 5237 sayılı TCK’nın 7/2’nci maddesi gereğince değerlendirme yapılmak üzere bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/30502, K. 2012/24608, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/30502
Karar No
2012/24608
Tarih
12 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/30508 K.2012/35243
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/30509 K.2012/35247
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/30510 K.2012/38048
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/30514 K.2012/27185
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/30515 K.2012/35136
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/30516 K.2012/37200

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.