İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31703 K.2014/24556

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan…

Esas2012/31703Karar2014/24556Tarih8 Eylül 2014Okuma4 dk · 774 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2012/31703 E., 2014/24556 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Eylül 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
İmar kirliliğine neden olma, 2960 sayılı Kanuna aykırılık
Hükümler
Düşme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

774 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Eylemlere, yükletilen suçlara ve zamanaşımına yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 08/09/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara ve 22.04.2009 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu yapının en az 30 yıl öncesinde yapılmış olduğunun belirtilmesi ve mahkemece de olayın bu biçimde kabul edilmesi karşısında; suç tarihi itibarıyla kaçak yapıyı gerçekleştirme eyleminin suç olarak düzenlenmemiş olduğu, fiilin gerçekleştiği zamanda suç oluşturmayan bir eylemden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği görüşüyle imar kirliliğine neden olma eyleminden dolayı sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle kararın bu eyleme ilişkin olarak bozulması görüşündeyim.

KARŞIOY

Sanık ...’in hazırlık soruşturması ifadesinde, davaya konu binayı 1971 yılında satın aldığını; diğer sanık ...’ın ise, binayı 2007 yılında satın aldığını ve binanın 1957 yılında yapılmış olduğu şekliyle durduğunu beyan etmesi; dosya arasında bulunan belgelerle bu durumun belgelendiği ve ayrıca, 22.4.2009 günlü keşif sonucu işin uzmanı oldukları belirtilen iki kişilik bilirkişi heyetince verilen 11.9.2009 günlü bilirkişi raporuna göre, “bina” ile eklentileri olarak belirtilen yerlerin 30-50 yıl öncesine ait olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Ancak, dosyanın incelenmesinden, keşfin her iki binayı kapsamadığı, belirtilen adresin ... sadece sanık ...’e ait binayla ilgili olduğu; keşif tutanağının başlığında iki sanığın da isimleri yazılmış olmakla beraber, diğer sanık ...’a ait binayla ilgili keşif ve bilirkişi raporunun bulunmadığı; bu durumda, sanık ...’a ait bina ile ilgili fiillerin işlenmiş olup olmadığı ile, işlenmiş ise, hangi tarihte işlendiği açıkça belirlenememiştir.

Bu sonuncu sanığın binayı satın aldığı 2007 tarihi dikkate alındığında, şayet binaya ekler yapılmış ise (ki binaya ekler yapıldığı İstanbul 7 nci İdare Mahkemesinin 2008/575 Esas ve 20.5.2009 günlü kararından anlaşılmaktadır), bunların yapıldığı tarihlerin ve yapılan yerlerin bina sayılıp sayılmadığı belirlenmeden, bu sanık hakkında da kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

Bu somut veriler karşısında, esas mahkemesi kararının iki sanığın eylemleri bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

1-Sanık ...’ın eylemi bakımından, savunması ve bilirkişilerin raporuna göre binanın 30-50 yıl önce yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında, TCY’nın 184 ncü maddesindeki suçun 12.10.2004 tarihinden itibaren suç olarak düzenlenmesi dikkate alınarak, soruşturma evresinde belirlenmesi mümkün olduğu halde, bu yapılmadan dava açılması nedeniyle ve 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası’nın 223 ncü maddesinin 9 ncu fıkrası gereğince, derhal beraatlik durum söz konusu olduğundan, bu sanık yönünden zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine değil, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirdi.

Çünkü, suç ve cezaların yasallığı ilkesi gereğince (Anayasa, m.38; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 7 ve 5237 sayılı TCY’nın 2 nci maddeleri), henüz yasama organı tarafından suç olarak kabul edilmemiş dönemdeki fiillerden dolayı dava açılmaması gerektiğinden, açılmış dava nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine değil, sanığın beraatine karar verilmesi gerekir. Zira, kamu davasının açılmasından sonra zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilebilmesi ancak, yasaya uygun olarak açılmış kamu davalarıyla ilgilidir.

Fiilin suç teşkil etmemesine karşın açılmış kamu davasında öncelikle zamanaşımının değil, beraat kararının uygulanması 5271 sayılı Yasanın 223 ncü maddesinin 9 ncu fıkrasının amir hükmüdür. Bu düzenlemeye göre, “ derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez”.

Somut olayımızda, TCY’nın 184 ncü maddesiyle ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılmasının suç olarak kabul edilmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği 12.10.2004 tarihinden sonraki fiillerle ilgilidir (Bkz. 5237 sayılı TCY’nın 344/1 nci maddesi; Resmi Gazete: 12.10.2004, Sayı: 25611). Bu tarihten önceki fiiller adli suç olarak düzenlenmediğinden, esasen bu konuda dava açılmaması gerekirdi. Davanın açılması üzerine, esas mahkemesince de kabul edildiği gibi, binanın bu tarihten önce yapıldığının anlaşılmasına göre, derhal beraatlik durum söz konusu olup, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka uygun değildir.

2-Diğer sanık ...’ın fiiliyle ilgili olarak, yukarıdaki açıklamalar karşısında, öncelikle satın alınan binada ruhsata aykırı işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekirdi.

Çünkü, ruhsata aykırı işlem yapıldı ise, bu kez, hangi tarihte işlem yapıldığı belirlenerek, ruhsata aykırılık 12.10.2004 tarihinden sonra yapılmış ise, bu tarih belirlenerek, fiilin bu tarih ile binanın sanığa satıldığı tarih arasında gerçekleştirildiğinin tespiti halinde, satın almadan önceki ilgililerin sorumluluğu söz konusu olacaktır.

Böyle bir belirlemede eğer, binada satın alındığı 2007 yılından sonra ruhsata aykırı işlem yapılmamış ise, sanığın beraatine karar verilmesi gerekecektir.

Buna karşın, binada satın alındığı tarihten sonra ruhsata aykırı işlem yapıldığının tespit edilmesi halinde, dosyamız sanığı hakkında zamanaşımı dolmadığından, kamu davasının düşürülmesine değil, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekecektir.

Tüm bu nedenlerle, her iki sanık yönünden, yukarıda ayrı ayrı belirttiğim gerekçelerle, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, yüksek çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/31703, K. 2014/24556, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/31703
Karar No
2014/24556
Tarih
8 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31704 K.2014/24555
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31705 K.2014/24554
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31711 K.2014/24558
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31712 K.2014/25565
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31714 K.2014/25567
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/31720 K.2014/25571

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.