KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/8960 E., 2013/25770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Tehdit suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'in tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık ...’in, katılan ...’ü ve mağdur ...’i ... alarak hakaret ettiğinin kabul edilmesi, mağdur ...'in 16.08.2008 tarihli karakol ifadesinde, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve şikayetten vazgeçmeden dönülememesi karşısında, şikayete bağlı olan hakaret suçundan hüküm kurulurken, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b-Kabule göre de,
Sanığın sabıkasız olması, hakaret suçu nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut (maddi) bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması, duruşmadaki tutum ve davranışları olumlu görülerek takdiri indirim uygulanması karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “manevi zararlarını gidermemeleri” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/8960, K. 2013/25770, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama