KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/10978 E., 2015/24404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Tebliğname No
- 4 - 2011/112198
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 09/12/2010
- Numarası
- 2008/1262 (E) ve 2010/1669 (K
- Suç
- Tehdit
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan N.. S..'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanığın temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Anılan maddedeki zarar kavramından, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
İşlenen tehdit suçu nedeniyle mağdurun veya kamunun giderilmesi gereken herhangi bir maddi zararının bulunmaması ve sanığın adli sicil kaydının olmaması karşısında; mahkemece, sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları ile yasa maddesindeki diğer koşulların bulunup bulunmadığının tartışılması yerine, “zararın karşılanmadığı” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/10978, K. 2015/24404, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama