KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2013/17369 E., 2013/25380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanığın yaralama ve hakaret suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...'in, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Bozma kararı öncesindeki ilk hükümde, sanığa 1 ay hapis cezası verildiği ve bu kararın sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde, uygulamaya göre 5 ay hapis cezasının, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hak gözetilerek 1 aya indirilmesi ve bu cezanın TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, 5 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/17369, K. 2013/25380, 9 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama