İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/19745 K.2014/23829

Hakaret suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılmamasına dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2012 tarih ve 2012/273 esas, 2012/275 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,…

Esas2013/19745Karar2014/23829Tarih3 Temmuz 2014Okuma5 dk · 911 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2013/19745 E., 2014/23829 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

911 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Hakaret suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılmamasına dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2012 tarih ve 2012/273 esas, 2012/275 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2013 gün ve 171249 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında. “Dosya kapsamına göre, Ankara Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili ... hakkında ...

21. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının infazının ertelenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2-8568 ilamat sayılı dosyasına sunduğu 18/11/2011 tarihli dilekçesinde “...Savcılık ve Mahkemenin yasa ve hukuka uygun davranışlar sergilemediği halde, uygun olduğu varsayılsa dahi, Hukuk Mahkemelerinin uygulanmasında var olan tavzih müessesesinin Ceza Hukuku Usulünde uygulanma yeri olmadığı açıktır.

Bu sebeple de kesinleşmiş Mahkeme kararına karşı Hakim-savcı dostluğu içerisinde birbirlerini ağırlayarak bu yönde bir uygulamaya gitmiş olmaları hukuken kabul edilemez. Kanunsuzluğu ve hukuksuzluğu, adalet duygusunun önüne geçirmek biz uygulayıcıların içinde bulunabileceği en büyük gaflettir.

Görev sorumluluklarımızı yerine getirirken hassasiyetle davranmalı, toplumun adalete olan inancını ve Devlet kurumlarına olan güvenini zedelemeden yerine getirmekle mükellef olduğumuzu unutmamalıyız...Devlet kurumlarının, şahsi boş vermişlikler ve gözden kaçırmalar neticesinde vatandaşına karşı sorumlu olduğu bilincinde hareket etmek zorundadır.” şeklindeki ifadelere yer verdiği dilekçesinde, karara ve infaz işlemlerine ilişkin meram anlatmaya yönelik olmayan, görev yapan hâkim ve savcılar yönünden küçük düşürücü, onur ve saygınlığı zedeleyici nitelikte ibareler kullanıldığı,

söz konusu ibarelerin avukatlık göreviyle bağdaşmadığı anlaşılmakla, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan Mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Şüpheli Avukat ... hakkında, sanık müdafii sıfatıyla takip ettiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2-8568 ilamat sayılı dosyasına sunduğu infazın ertelenmesi talepli 18/11/2011 tarihli dilekçesinde, kararı veren hakim ve infaz işlemlerini yerine getiren Cumhuriyet savcısına, savunma dokunulmazlığını aşan sözler sarfederek hakaret ettiği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda, Sincan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameyi inceleyen, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince, iddianamede geçen sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verildiği, kesinleşen bu karar aleyhine Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara konu edilen ve şüpheli avukat tarafından sarfedilen sözlerin, hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “ Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.

Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; şüpheli avukatın, müvekkiliyle ilgili infaza gönderilen kararın hüküm bölümünde sonradan yapılan tavzih işlemine yönelik eleştirilerine yer verdiği dilekçesinde, “...Savcılık ve Mahkemenin yasa ve hukuka uygun davranışlar sergilemediği halde, uygun olduğu varsayılsa dahi, Hukuk Mahkemelerinin uygulanmasında var olan tavzih müessesesinin Ceza Hukuku Usulünde uygulanma yeri olmadığı açıktır.

Bu sebeple de kesinleşmiş Mahkeme kararına karşı Hakim-savcı dostluğu içerisinde birbirlerini ağırlayarak bu yönde bir uygulamaya gitmiş olmaları hukuken kabul edilemez. Kanunsuzluğu ve hukuksuzluğu, adalet duygusunun önüne geçirmek biz uygulayıcıların içinde bulunabileceği en büyük gaflettir.

Görev sorumluluklarımızı yerine getirirken hassasiyetle davranmalı, toplumun adalete olan inancını ve Devlet kurumlarına olan güvenini zedelemeden yerine getirmekle mükellef olduğumuzu unutmamalıyız... Devlet kurumlarının, şahsi boş vermişlikler ve gözden kaçırmalar neticesinde vatandaşına karşı sorumlu olduğu bilincinde hareket etmek zorundadır.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Şüphelinin ifade ettiği bu sözlerin rahatsız edici ve ağır eleştiri olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak söylenen bu sözlerin somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde olmadığı gibi, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta sövme fiili olarak kabulü de suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum olacaktır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’de ifade özgürlüğüne ilişkin sözleşmenin 10. maddesini yorumlarken, çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirliliğin demokratik toplumunun karakteristik özelliklerinden olduğunu, bu değerlere sahip olmayan sistemin demokratik toplum olarak adlandırılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamaların bu değerlere aykırı düşmemesi ve meşru amaçla orantılı olması gerektiğini, sadece zararsız ve lehte olan düşünceler değil, devlet veya toplumun bir bölümü için rahatsız edici, saldırgan veya şok edici düşüncelerin de maddenin korumasına gireceğini belirtmektedir. (Handyside - Birleşik Krallık, A 24 (1976); 1 EHRR 737 para: 49 PC.)

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, yargı kararı ve açıklamalar ışığında, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, iddia olunan sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde görüldüğünden, anılan kararın Kanun yararına bozulmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, ...an 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2012 tarih ve 2012/273 esas, 2012/275 sayılı kararının, hukuka uygun olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/19745, K. 2014/23829, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/19745
Karar No
2014/23829
Tarih
3 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/19746 K.2014/23826
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/19747 K.2014/16093
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/19748 K.2014/22274
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/19749 K.2014/22275
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/19755 K.2014/16094
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/19757 K.2014/16095

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.